İçeriğe geç

Osmanlıca Sözlük

Kelime kökenleri, anlamlar ve Osmanlıca karşılıklar

Latin ya da Osmanlıca karakterlerle arama yapın, harf filtresiyle sözlük arşivini dolaşın.

Harf Dizini

Alfabetik gezinme

Sonuçlar

Tüm kayıtlar

Toplam 98 kayıt

Osmanlıca Sözlük

toprak

طوپراق

Yeryüzünün canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.

Osmanlıca Sözlük

tıp

طب

Hastalıkları iyileştirme ve önleme bilimi.

Osmanlıca Sözlük

umut

اموت

Olması istenen bir şeyin olabileceğine dair inanç, ümit.

Osmanlıca Sözlük

vatan

وطن

Yurt, memleket.

Osmanlıca Sözlük

vazife

وظيفه

Görev, ödev.

Osmanlıca Sözlük

vezir

وزير

Padişahtan sonra gelen en yetkili devlet adamı.

Osmanlıca Sözlük

yalan

يالان

Doğru olmayan, aldatma amaçlı söz.

Osmanlıca Sözlük

yağmur

یاغمور

Bulutlardan yeryüzüne su damlaları halinde düşen yağış.

Osmanlıca Sözlük

yol

يول

Ulaşımı sağlamak için yapılan düzeltilmiş şerit.

Osmanlıca Sözlük

yıldız

یلدز

Gökyüzünde ışık saçan gök cisimlerinden her biri.

Osmanlıca Sözlük

zafer

ظفر

Savaşta veya bir yarışmada elde edilen üstünlük, yengi.

Osmanlıca Sözlük

zaman

زمان

Vakit, çağ, devir.

Osmanlıca Sözlük

zengin

زنکین

Parası, malı çok olan, varlıklı.

Osmanlıca Sözlük

çay

چای

Çay bitkisinin yapraklarının demlenmesiyle hazırlanan içecek.

Osmanlıca Sözlük

çirkin

چرکین

Göze veya kulağa hoş gelmeyen.

Osmanlıca Sözlük

ölüm

اولوم

Hayatın sona ermesi, vefat, mevt.

Osmanlıca Sözlük

ilim

علم

Bilim, bilgi.

Osmanlıca Sözlük

insan

انسان

Düşünen ve konuşan en gelişmiş canlı.

Osmanlıca Sözlük

irfan

عرفان

Bilme, anlama, sezme gücü; kültür.

Osmanlıca Sözlük

iyi

ايى

İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan.

Osmanlıca Sözlük

şehir

شهر

Nüfusun çoğu ticaret, sanayi veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan büyük yerleşim merkezi, kent.

Osmanlıca Sözlük

şifa

شفا

Hastalığın iyileşmesi, kurtulma.

Osmanlıca Sözlük

şiir

شعر

Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi anlatım biçimi.

Önceki

Sayfa 4 / 4

Sonraki